Türkiye'ye profesyonel ve orijinal elektrik donanımına sahip makinelerin yurt dışından getirilmesiyle beraber dövme piyasası oluştu. TC'nin kabul etmediği, hatta çok yabancı olduğu bu iş 1990 da ilk stüdyonun açıldığında henüz bir sektör değildi. Ancak 2000'den sonra piyasadan pay kapma savaşı ortaya çıktı. Bu işte iyi para vardı (sözde). Genç kesim bunu yapmaya da özentiliydi, yaptırmaya da.Dövme Sanatı Anadolu'da profesyonel bir meslek dalı olma özelliğini henüz kazanmamışken, özellikle turizm bölgelerinde prestijli iş haline geldi. Turizmin de etkisiyle talep arzı; arz talebi tetikledi. Makine ve teçhizatlarını bu işin sektörünün denetiminin oluştuğu ülkelerden getiren ilk dövme sanatçılarından sonra, eleman olarak yanlarında çalışan insanlar da stüdyolar açtılar. İlk dövme sanatçılarının içlerinde çok azı bu işte istikrar tutturdu. Ve işte bu istikrarı tutturanlar hala bu mesleğin içindeler. Ardından geçici dövme denilen kına bazlı boyalar da çıkınca özellikle turiztik bölgelerde bakkalından, ayakkabı boyacısına kadar herkes dövmeci kesildi. Oysa "dövme sanatçısı" olmakla "dövmeci" olmanın arasındaki o ince çizgi vardı. Anadolu turistik mekanlardaki suyla zamanla silinip giden geçici dövme sayesinde dövme kültürüne alışıyordu. Dövme kültürü oluşuyordu ama "dövme sanatçısı yada dövmeci" kültürü henüz ortada yoktu. Devletimiz sağlık bakanlığı ve alt birimleri bünyesinde o güne kadar dövme ile ilgili herhangi bir çalışma yapmamıştı. Turizmde otelcilerin "geçici dövme boylarıyla yatan turistler yüzünden çarşaf, yatak batıyor!" isyanı üzerine sahil belediyeleri tarafından çok sert önlemler uygulamaya konuldu. Ama bilinçsizce sadece çarşafları kurtarmak adına. Profesyonelleşmiş ve bu işe binlerce dolar para yatırmış "dövme sanatçıları" nın da mekanları kapatılmaya çalışıldı. Sorun mu var? Kapa kepengi, vur mühürü. Oysa işler bu kadar basit değil! Kepenklere mühür vurmakla sorunlar çözülmüş olmadı. Çünkü arzı doğuran bir talep vardı ortada. Üstelik dövme halk arasında yayılan bir estetik güzellik olarak yayılmaya başlamıştı.
Peki ne yapılması gerekiyordu?
Öncelikle sağlık Bakanlığı; dövmeyi ve piercing'i doktorlar yapacak şeklinde bir genelge yayımlamak ve bunu uygulamaya çalışmak yerine bu uygulamaların Avrupa'da yasal olarak nasıl yapıldığını bir komite kurarak (içlerinde en az bir dövme sanatçısının yer alacağı) araştırmalıydı. Ve bu uygulamaları Türkiye Standartlarına uyarlayarak "dövme stüdyosu açabilme ve işletebilme şartnamesini" ortaya koymalıydı. Ülkenin her noktası araştırılıp dövme sanatçıları bakanlıkta yapılacak toplantıya davet edilmelilerdi. Hijyen kurallarının yerine getirilmesi için tıp bilim adamlarından; dövme sanatıyla ilgili teknik bilgiler için Avrupa'da bu işi profesyonel eğitimci olarak yapan kişi yada kişilerden seminer verdirerek bu işi yasallaştırmalılardı. Dahası bu eğitimler ve seminerler belirli aralıklarla devam etmeli, dövme sanatçıları da kurulacak oda sayesinde denetlenmeliydi. Yeni dövme stüdyosu açmak isteyen zanaatkar adaylarının bir takım şartları yerine getirmeleri ve oda tarafından açılacak kursu bitirip yapılacak hijyen, dövme teknik ve uygulamaları sınavından geçmeleri istenmeliydi.
Yukarıda saydığım işler ve çabalar mali yükler getirmektedir. Unutulmamalıdır ki, halkın sağlığı konusunda araştırma ve çalışma yapmak zaten sağlık bakanlığının görevidir. Dövme sanatını yok saymak, yasaklamak; ancak yeraltına inmesine yol açar, yok edemez! Bu mesleğin kontrolünü imkansızlaştırır. Dövme insanlıkla beraber doğmuş bir icradır. Bundan sonra da olacaktır.
Ne zaman ki, dövme sanatı devletimiz tarafından tanınır ve yasallaştırma yolları aranır; amatör ve profesyonel ayrımı daha net bir şekilde ortaya konabilir. Gerekli şartları yerine getirdikten nice sonra hangi dövme sanatçısının iyi veya kötü dövme yaptığını tartışabiliriz. Çünkü biz o noktaya gelinceye kadar daha şekil şartlarını ortaya koymamız gerekecektir. Umarım ki, bu çalışmalara sıra gelmesi için Sağlık Bakanlığı olası bir kötü olayın gerçekleşmesini beklemiyordur. Çünkü bizim ülkemizde birilerinin canı yanmadan önlem alındığı ve işlerin yoluna koyulduğu pek görülesi değildir.